Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaip Kandilidir. Regaip kelimesi, “sevilen, sayılan, değeri ağır olan hediyeler, fazilet ve bereketi bol olan” gibi pek çok manalara gelmektedir. Bu manalardan anlaşacağı üzere, Regaip Gecesi, Allah’ın (c.c.) nimet, rahmet ve mağfiretinin müminlere bol bol ihsan edildiği, dağıtıldığı mübarek bir gecedir. Bu gece değerini Peygamber Efendimizin anne rahmine düşmesinden aldığı bir gecedir. Nasıl ki, güneşin doğmasıyla her taraf aydınlanıyorsa; karanlıklardan, zulmetten kurtuluyorsa, Efendimizin gayp âleminden şahadet âlemine gelmesiyle, âdeta kâinat ve eflâk değer kazanmıştır. “Sen olmasaydın kâinat ta, eflâk ta olmazdı” sırrına mazhar olan bir Peygamberin (asm), bu gecede anne rahmine düşmesidir.

Regaib Gecesi çok mübarek bir gece olması hasebiyle böyle zaman ve zeminlerde yapılan ibadetlerin ve okunan Kur’ân’ların da pek büyük mükâfatları vardır. Normal vakitlerde bire on iken, böyle gecelerde ve zamanlarda bire yüz, bire bin, bire otuz bine ulaşacağı gelen rivayetler arasındadır. İşte maneviyat merdivenleriyle terakki etmenin ilk basamakları böyle gece ve zamanlardır. Recep ayının 27. gecesinde de Miraç Kandili bulunmaktadır. Bu iki kandil manevî tırmanışın en yüksek noktalarını teşkil ederler. İki kandilin bu ay içinde bulunması bu ayın kudsiyetini daha da artırmaktadır.

Bu gece ile ilgili bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (asm), “Beş gece vardır ki, o gecelerde yapılan dualar geri çevrilmez, yani kabul olurlar. (Bunlar) Receb’in ilk gecesi (Regaip), Şaban’ın yarısı gecesi, Cuma geceleri, Ramazan Bayramı gecesi, Kurban Bayramı gecesidir” buyurdu.

Hz. Enes’ten (ra) mervî olan diğer bir hadise göre Peygamber Efendimiz, “Dikkat et, Receb’in ilk Cuma gecesinde uyanık ol. O geceyi gafletle geçirme. Çünkü melekler o geceye ‘Regaip Gecesi’ diye ad koymuşlardır. Zira o gecenin üçte biri geçtiğinde yer ve gök melekleri Kâbe-i Muazzam’a çevresinde toplanırlar. Allah Taalâ meleklerin bu toplantısı üzerine, ‘Ey meleklerim, ne istiyorsunuz?’ diye sorar. Melekler de, ‘Ey Rabbimiz, Senden dilediğimiz Receb’in oruçlularının günahlarını affetmendir’ derler. Allahu Taalâ da, ‘Receb’in oruçlularının günahlarını affettim’ der” buyurmuştur.

Bu geceye mahsus bir ibadet şekli ve namazı olmamakla beraber 12 rekâtlık bir “hacet namazı” kılınır. Her iki rekâtta bir selâm verilir. 12. rekâtın bitiminde verilecek selâmdan sonra yedi defa,

Okunuşu: “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’inin nebiyyi’l ümmiyyi ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim”

Meali: Allah’ım! Ümmî, kadri yüce ve şerefi büyük peygamberin olan Efendimiz Muhammed’e, onun Âl ve Ashabına, salât ve selâm eyle!

diye salât-ı ümmiye getirir, arkasında ikinci secdeye varılır, secdede,

Okunuşu: “Sübbûhun kuddûsun Rabbünâ ve Rabbül melâiketi verrûh” okunur.

Meali: Bütün mahlûkatın Kendisini tesbih ettiği, her türlü noksandan uzak; bizim, meleklerin ve Ruh denilen Cebrâilin Rabbi olan Allahı tenzih ederiz.

Secdeden kalkılıp bir defa, “Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta’lem inneke ente’l e’ezzü’l ekramü” denilir. (Meali: Rabbim bizi bağışla ve merhamet et. Bize öğrettiklerinle amel etmeyi nasip eyle. Şüphesiz ki Sen, izzet ve ikram sahibisin.) Tekrar secdeye varılır 70 defa, “Sübbûhun kuddûsun Rabbünâ ve Rabbül melâiketi verrûh” okunur. (Meali: Bütün mahlûkatın Kendisini tesbih ettiği, her türlü noksandan uzak; bizim, meleklerin ve Ruh denilen Cebrâilin Rabbi olan Allahı tenzih ederiz.) Ve secdeden kalkılıp, Cenab-ı Hakka, “Allahümme bârik lenâ Recebe ve Şa’bâne ve belliğnâ Ramazane” diye dua edilir. (Meali: Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a eriştir.)

Bu gecede mümkünse kaza namazı kılmak, Kur’ân okumak, tövbe ve istiğfar etmek, bol bol dua etmek ve bu geceyi uyanık geçirmeye çalışmak lâzımdır.

Sayfayı Paylaş!

Bu sayfayı arkadaşlarınla paylaş! ;)