1. Okunuşu: “Kâle ‘Rabbi innî lâ emlikü illâ nefsî ve ehî fefruk beynenâ ve beynel kavmil fâsikîn.’“

1. Meali: Mûsa “Ey Rabbim!” dedi. “Ben, ancak kendimle kardeşimden (Harun) başkasına sahip değilim, (yani diğerlerine söz geçiremiyorum). Artık bizimle bu fâsık (yoldan çıkmış söz dinlemez) kavmin arasını ayır.”

Bu dua da Hz. Mûsa’nın (a.s.) duasıdır. Hz. Mûsa’nın kavmi de diğer peygamberlerin kavimleri gibi kendisini dinlemeyince bu duayı yaptı. Cenab-ı Hak Mûsa’nın bu duası karşısında, “Yâ Mûsa! O günahkâr kavmin için üzülme!” diyerek Hz. Mûsa’ya teselli verdi. Allah o kavmin başına gelecek belâ ve müsibetlerden kendisini korudu.

2. Okunuşu: “Rabbiğfirlî veli ehî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamurrahimîn.”

2. Meali: “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi affedip bağışla. Bizi rahmetine eriştir. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.”

Hz Mûsa’nın bir başka duası da şudur:

3. Okunuşu: “Rabbi innî zalemtü nefsî fağfirlî fe gafera leh innehu hüvel gafûrurrahîm.”

3. Meali: “Ey Rabbim!” diye yalvardı. “Ben nefsime zulmettim; beni bağışla.” Allah ta onu bağışladı. Muhakkak ki O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Birgün sokak ortasında İsrailoğullarından bir kimse ile bir Mısırlı kavga ederken gördü. Bu ikisini birbirinden ayırayım derken Mısırlının haksızlık ettiğini görünce bir tokat attı ve Mısırlı öldü. Hz. Mûsa çok üzüldü. Hemen, “Ey Rabbim, doğrusu ben kendime yazık ettim, beni bağışla” diye dua etti. Allah ta Mûsa’yı bağışladı.

Hz. Mûsa (a.s.) kaza ile Mısırlıyı öldürünce, Mısırlılardan sakınmak için o beldeyi terk etti. Ve şöyle dedi: “ Ey Rabbim! Beni şu zalim kavimden kurtar.” Hz. Mûsa oradan Medyen tarafına gitti. Mûsa Medyen suyuna vardığında halk, hayvanlarını suluyordu. Arka taraflarda bekleşen iki kadını görünce, “Nedir derdiniz” dedi. Onlar da, “Çobanlar hayvanlarını suladıktan sonra biz de hayvanlarımızı sulayacağız.” Bunun üzerine Hz. Mûsa önce onların mallarını suladı ve gönderdi. Ve “Ey Rabbim! Göndereceğin rızka çok muhtacım, çünkü çok acıktım” diyerek dua etti.

O sırada kadınlardan birisi gelerek, “Babam seni çağırıyor, hayvanlarımızı sulama ücretini verecek” dedi. Hz. Mûsa o zata gitti. O zat, “Korkma, artık o zalim kavimden kurtuldun.” O zat Hz. Şuayb (a.s.), o hanımlar da Hz. Şuayb’ın kızlarıydı.

Bundan sonra Hz. Mûsa ile Firavun arasındaki mücadele başlayacaktı. Firavun halkına şöyle demişti:

“Bırakın beni, Mûsa’yı öldüreyim! O Rabbına dua edip dursun.” Bunun üzerine Hz Mûsa şu duayı okudu:

4. Okunuşu: “İnnî uztü bi Rabbi ve Rabbiküm min külli mütekebbirin lâ yü’minü bi yevmil hisâb.”

4. Meali: “Ben hesap gününe inanmayan her kibirli kendini beğenmiş olanlardan, benim de sizin de Rabbınız olan Allah’a sığınırım.” Böylece Firavun Hz. Mûsa’ya zarar verememiştir. Firavun ordusuyla beraber Kızıldeniz’ine gark olmuş ve boğulup gitmiştir.

Kim Allah’a sığınırsa şunu bilsin ki, Allah kimseyi mağdur etmez. Yeter ki, samimî olsun.

Sayfayı Paylaş!

Bu sayfayı arkadaşlarınla paylaş! ;)