Dünyada insanlar var, hayvanlar var, tüm canlılar var. Her hayat sahibi olan varlık da ölümlüdür. Allah Taalâ buyurur ki: “Her canlı ölümü tadıcıdır.” Ölüm öldürülmüyor, ölümün çaresi yoktur. Ölüm geldiği zaman ne bir dakika ileri ve ne de bir dakika geri alınamıyor. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle “Ecel birdir; tagayyür etmez” düsturu her zaman geçerlidir.

Her türlü hastalık her zaman insanların etrafında dönüp dolaşmaktadır. Bu hastalıklara karşı, şüphesiz tedbir almak lâzımdır. Bir kimse hastalandığı zaman mutlaka doktora gidip tedavi yollarına baş vurmalıdır. Ortada maddî bir hastalık varsa, onun çaresine bakmalıdır. Allah dert verdiyse, mutlaka çaresini de vermiştir. Tıbb-ı Nebevî kitaplarında Peygamber Efendimiz (asm) her türlü hastalık için tıbbî çarelere baş vurmanın gereğini vugulamaktadır.

Fakat, hastalıklar için tıbbî çareler aramak, bizi kalbî duadan uzaklaştırmamalıdır. Hastalıktan kurtulmak ve şifa bulmak için tıbbî çareler aramak fiilî bir dua olmakla beraber, bu esnada yapmamız gereken kavlî ve kalbî (sözlü) dualar da vardır. Çünkü hastalıkla aczini ve zaafını anlayan insan, ancak Allah’ın kudretine ve rahmetine sığınmakla huzur bulur. Bu da dualarla mümkündür. İşte hastalık esnasında yaptığımız kalbî yakarışlarla Allah’a sığınmış ve Allah’tan şifa talep etmiş oluruz. Diğer yandan böylece gelen şifanın da Allah’tan geldiğini kabul ve itiraf etmiş oluruz.

Şifa Duaları kategorisinde hastalıklara karşı okunacak duaları bulabilirsiniz.

Sayfayı Paylaş!

Bu sayfayı arkadaşlarınla paylaş! ;)